Kıyıköy'ün Tarihçesi

"Trakya'nın Karadeniz kıyılarında bir şirin köy !" Kıyıköy Kırklareli'ne bağlı küçük bir köy. Doğal bir limana sahip kıyıları balıkçılar için iyi bir sığınak... Köy Karadeniz'e bakan yüksek tepeler üzerine kurulmuş. En önemli geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılık. Köye Bizans döneminden kalma bir şehir kapısından giriliyor ve bölgede sur kalıntılarına rastlamak mümkün. Balıkçılıkla uğraşan Rumların yerleştiği bu bölgeye önceleri "Midye" adı verilmiş. Günümüzde Kıyıköy adıyla anılıyor ve bölgede Selanikli Türkler yaşamakta. Çevre ilçe ve köyler ise; Saray, Bahçeköy, Güngörmez, Aksicim, Kömürköy, Sergen (kışlacık), Vize'dir.

Kıyıköy'ün Tarihçesi
Kıyıköy Limanı

Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı, tarihi ilkçağa değin uzanan bir balıkçı beldesidir. İstanbul'a 164 km, Kırklareli il merkezine 92 km, ilçe merkezi Vize' ye ise 38 km uzaklıkta yer alır. Belde, tarihi varlıkları, Istrancaların bağrından kopup gelen akarsularının yeşile bezediği zengin doğası, ancak bir yürüyüş mesafesi kadar uzaklıkta falezler oluşturan girintili çıkıntılı kıyıları arasında keşfedilmeye hazır koyları, hele ki Karadeniz'in ve akarsularının sunduğu lezzetli balıklarıyla tatilcilerin gözdesi olmuştur.

Beldenin bilinen en eski adı Salmydessos'tur. "Pırıltılı, kutsal, güzel yer" anlamına gelmektedir. Dil bilimi uzamanı Bilge UMAR'ın tespitlerine göre ise, M.Ö. 400'lerde Helenler bu bölgeye "Bal yiyenlerin yurdu", ve "Darı yiyenlerin yurdu" demişlerdir. Zira yaşam biçimlerine göre isimlendirilen Trak boylarından dolayı böyle anıldığı ileri sürülmektedir.

M.Ö. 500'lü yılların ilk çeyreğinde Pers İmparatoru Darius'un kudretli orduları önünde Anadolu'dan Balkanlar'a doğru kaçan Lidya'lılarca yerleşim yeri olarak kurulduğu düşünülmektedir. Tarih içerisinde Traklar, Persler, İskitler, Medler, Ceneviz kolonileri gibi birçok medeniyeti gören Kıyıköy daima önemli bir yer olmuştur.

Adı burayla anılan en önemli kişilik ise, tarih sahnesine "Roma'yı yakan adam" olarak geçecek, Trakya valisi iken Kıyıköy'e sayfiyeye gelen Neron'dur. Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini bugün bile beldede görmek mümkün. İmparator Jüstinyen döneminde yapılan ve hala ayakta duran surlar, buranın bir kale-kent olarak da çok önemli görüldüğüne işaret eder.

Yönetim merkezi olarak Vize'yi seçen Roma ve Bizans kral ve prensleri, bir sayfiye yeri olarak Kıyıköy'ü hep önemsemişlerdir. Hatta Osmanlı döneminde, Istrancalardaki av partileri sonrasında dinlenmeye çekildikleri yer olarak Kıyıköy'den sıkça bahsedilir.

Tarih içinde, Osmanlı Rus Savaşı sonrası Ruslar'ın, Balkan Savaşları sonrası Bulgar ve Yunan işgallerini yaşayan Kıyıköy, tarih kitaplarında adı geçen o tarihi sınır hattının da bir ucunda yer almıştır. "Midye-Enez Hattı..." Zira yakın zaman kadar beldenin bilinen adı Midye'dir. O dönemler Rum ve Bulgar nüfusun da ağırlıklı yaşadığı bölgeye, mübadele sonrasında denizciliği iyi bildikleri için Selanik göçmenleri yerleştirilir. 1960'lara kadar Midye olarak bilinen beldenin ismi, bunun yabancı bir isim olduğu savına saplanılarak Kıyıköy olarak değiştirilir.

Kıyıköy'ün etrafında Jüstinyen döneminde ( 527-565 ) yapılan kale duvarlarından bahsetmiştik. Savunma kalesi görünümü arzeden Kıyıköy surlarında yer alan gizli tüneller, sarnıçlar, savunma hendekleri tahrip olarak günümüze gelmiştir.

Edirne Vilayet Matbaası Müdürü Şevket Dağdeviren'in yazdığı 1892 tarihli salnameye göre;

Midye Karadeniz kıyısında, Kırkkilise sancağına bağlı küçük bir kazadır. Kasabası 1600 nüfuslu olup, iki tarafından denize inen derelerin birleştiği yerdeki yükseklik üzerine kuruludur. Kaza, 3000 nüfusu ve hükûmet konağı olan Samako nahiyesi, bir çiftlik, 5 köy ve kasabadan oluşmuştur. Kaza içinde 1444 evde 7138 nüfus vardır.

Kasabada; 1 şeriat mahkemesi, dökümhane, hükûmet dairesi, telgrafhane, belediye, gümrük, I. Sultan Selim’in yaptırdığı bir cami ile başka bir cami ve mescit vardır.

Kaza içinde 7 han, 93 mağaza, 98 dükkan, 25 kahve, 8 fırın, 63 ahır, 4 kayıkhane, 7 çömlekhane, 4 kiremithane, 26 değirmen, 4 dalyan, 5 dolap, 2 kuyu, 8 çeşme, 2 ayazma, 2 harap hamam, 5 kömür ocağı, 43 samanlık 6 kilise, 4 okul 2 metropolithane, 2 İslam ve 5 Hristiyan mezarlığı, 3 manastır, 4 ambar, 255 harman yeri, 5471 tarla, 13 çayır, 1480 bağ, 123 bahçe, 58 bataklık, 2 otlak, 4 mera, 48 koru vardır. Kazadan 300 kıye kalkan balığı, 2560 adet torik, 60000 palamut ve 1919005 çiroz  balığı ihraç edilir.