Kadın dağcının gözünden 'dağcıların kutsal toprakları' Aladağlar

Anadolu’nun tam ortasındaki devasa zirveler arasında kaybolup, kendini bulmak ister misin? Dağcı Rukiye Ülkü Katıtaş, bu cesaretle yola koyulmak isteyenleri dağcıların görkemli mabedi Aladağlar'a davet ediyor. Katıtaş, Aladağlar dağcılık deneyimlerini NTV okurları ile paylaştı.

Kadın dağcının gözünden 'dağcıların kutsal toprakları' Aladağlar
Kadın dağcının gözünden 'dağcıların kutsal toprakları' Aladağlar

Anadolu’nun tam ortasındaki devasa zirveler arasında kaybolup, kendini bulmak ister misin? Dağcı Rukiye Ülkü Katıtaş, bu cesaretle yola koyulmak isteyenleri dağcıların görkemli mabedi Aladağlar'a davet ediyor. Katıtaş, Aladağlar dağcılık deneyimlerini NTV okurları ile paylaştı.

"Neden dağcılık?", "zor değil mi?", "tehlikeli değil mi?" tüm bu sorulara verdiğimiz cevaplar farklı olsa da, dağcılar farklı cevaplardan doğan büyük bir tırmanış tutkusuyla bir araya geliyor. Çünkü asıl amacımız dağların verdiği huzurla büyümek, kendimizi bulmak, kendimizi kaybetmek, huzuru yakalamak, zaferlerde buluşmak. Bu dilekleri paylaştığımız herkesle hayata dair birçok güzel anı biriktiriyoruz.

Diğer taraftan dağcılık sayesinde hayatımıza kazandırdığımız çok önemli öğretiler ve disiplinler mevcut. Dağlar, insanın hissettiği kadar zayıf ya da düşündüğü kadar güçlü olmadığını öğretiyor her zaman. Zayıf yönlerimizi fark edip geliştirmemize imkan tanırken, güçlü yanlarımızın fark edip sınırlarımızı aşabileceğimizi gösteriyor.

Dağlar insana kendisinin, hayatının, sahip olduğu her şeyin ve herkesin ne kadar kıymetli olduğunu öğretiyor. İçilen sıcak bir çorbanın ne kadar değerli olduğunu ancak -20 derecede karlar üzerindeki çadırda içtiğinde anlayabiliyor insan. Hem de hiç çekinmeden. İşte bunun gibi birçok nedenden ötürü dağcılık, insanın fiziksel özelliklerinin yanı sıra kişisel gelişimi de doğrudan etkileyen derin bir felsefeye sahip.

TÜRKİYE'NİN İLK KADIN KAR LEOPARI: ESİN HANDAL

Niğde, Kayseri ve Adana sınırları içerisinde yer alan Aladağlar kapladığı 55.065 hektarlık alan ile ülkemizin en iyi tırmanış bölgelerinden biri. Tırmanış dalı kendi içerisinde tanımlanan birçok farklı kola ayrılsa da, Aladağlar bu ayrımları birleştirerek yurt içinden ve yurt dışından birçok tırmanışçıyı ağırlamaya devam ediyor. 1995 yılında Milli Park ilan edilen Aladağlar; barındırdığı sayısız zirvenin yanı sıra, bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliği bakımından birçok farklı türe ev sahipliği yapıyor. Bu nedenden dolayı da kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılık önemli bir potansiyel teşkil ediyor.

2000 m.’den yüksek bölgelerde bulunan, kayaların arasından gülümseyen alpin çiçekleri ise gerçek anlamda göz kamaştırıcı. Jeolojik olarak kalker kaya yapısına sahip olan Aladağlar, bu anlamda biraz talihsiz sayılabilir. Çünkü çürük olan kayalar ve taşlar tırmanırken ciddi risk teşkil ediyor. Ayrıca Aladağlar’ın iç kısımlarına araç ile ulaşım özelikle kış aylarında imkansız. Kaldı ki kamp alanlarına dahi yerel insanların sağladığı traktör imkanı ile ulaşmak mümkün.

Olası bir dağ kazasında helikopterle yapılacak olan kurtarma operasyonu ise saatler sürebiliyor, telefonlar birçok yerde çekmiyor. Dolayısıyla iyi bir dağcılık eğitimi almış olmak kadar, tırmanış öncesi bölge ve dağ koşulları hakkında bilgi sahibi olmak, tırmanışla ilgili yakınlara ve jandarmaya haber vermek hayati öneme sahip. Kısacası “önce güvenlik” demek özellikle Aladağlar bölgesinde akıllardan çıkmamalı.

Aladağlar’da yer alan Emli Vadisi güneşle ısınan, ay ve sonsuz yıldızla aydınlanan büyülü bir coğrafya. Bölgeye ulaşım için ilk olarak Niğde’ye sonra Çamardı ilçesine bağlı olan Çukurbağ Köyü’ne ulaşmak gerekiyor. Buradan Emli Vadisi’ne uygun mevsimlerde özel araçlarla gelinebildiği gibi kar yağışının fazla olduğu dönemlerde traktörle ulaşım sağlanıyor.  Bu imkanı sağlayan ise, yıllardır bu işin bir parçası olan lokal halktan birkaç değerli insan. Köyde konaklamak için birkaç ev-pansiyon bulmak mümkün. Ancak Emli Vadisi’ndeki tek konaklama seçeneği çadır kampı. Vadi girişinde yer alan ve sayısız dağcıyı, yürüyüşçüyü, fotoğrafçıyı ağırlayan Sarımemedin Yurdu ise bu bölgedeki tek camping işletmesi.  Vadinin daha derinlerine ilerlemek isteyenler ise yürümek durumunda. Turistik amaçlı yapılan gezilerde ise yükleri katırlara yüklemek mümkün. Tabi ki bu da bir tercih meselesi.

Emli Vadisi’nde karşımıza ilk olarak çam ağaçlarıyla kaplı Emli Ormanı çıkıyor. Buradan yaklaşık 3 saatlik yürüyüş sonrası dağcıların kamp bölgesi olan Kocadölek’e varılıyor. Burada kalınacak gün sayısı kadar yiyecek ve mevsime bağlı olarak yeterli su taşımak kesinlikle şart. Kış dönemlerinde su için ekstra yük taşımak istemeyenler kar eritme opsiyonunu kullanabilir. Suyu eritmek çok konforlu olmasa da ihtiyacımız olan suyu tedarik etmenin hayati bir yöntemi.

Kocadölek kamp alanının etrafı görkemli yükseltilerle çevrelenmiş durumda. Bunlar arasında en dikkat çekici olan ise 2880 m yüksekliğinde olan Parmakkaya Zirve. Daha derinlere ilerlediğimizde ise Sıyırma Vadisi, Güzeller Batı Çanağı, Gürtepe Çanağı  ve Lahitkaya çıkıyor karşımıza. Sıyırma Vadisi’ne girmeden sağa dönünce ise Akşam Pınarı kamp bölgesine varılıyor. Bu bölgeden bize Kaldı Dağı (3234 m) ve Alaca Dağı (3588 m) çarpıcı bir şekilde göz kırpıyor.

Bu bölge yaz ve kış tırmanışlarına elverişli olduğu gibi, camping, trekking, hiking, dağ bisikleti ve fotoğrafçılık tutkusu olanlara da kucak açıyor. Yaz dönemlerinde dağlar, sürüsünü otlatan çobanlara ve küçükbaş hayvanlara ev sahipliği yapıyor, onların dünyasına misafir olmak da özümüzdeki kültüre yaklaşmamızı sağlıyor bana kalırsa.

Dağlarla kavuştuktan sonra, dağlarda ne yapıldığının bir önemi kalmıyor olabilir, çünkü dağların ruhunu içine çeken insanların birçok ortak özelliği olduğuna yürekten inanıyorum. Dağlarda da olsa herkesin kendi zirvesi var. Bundan dolayı insanın özünde dağlarla değil kendisiyle mücadele halinde olduğunu her zaman hatırlatma gereği duyuyorum. İnsanların keyif aldığı noktayı bulup, doğayı içine çekmesi kadar insan ruhuna iyi gelen bir şey yok çünkü. Çünkü günün sonunda herkes aynı gökyüzünün altında uyuyakalıyor, aynı güneşin sıcaklığıyla uyanıyor…

Gezdiğiniz gördüğünüz yerler sizde kalmasın. Yazın, anlatın  ve fotoğraflarınızla birlikte aşağıdaki mail adresinden bizimle paylaşın.

Gezi yazılarınızı isminizle birlikte NTV Seyahat'te yayınlayalım.

(serdar.uzun@ntv.com.tr)